- Mümkün ise her gün aynı masada ders çalışmaya başlayın.
- Ders çalışılan yerde dersten başka hiçbir şey yapmayın.
- Masayı soba veya kaloriferden uzak, fazla sıcak olmayan bir
yere kurun.
- Derse başlamadan önce çalışılan odayı havalandırın.
- Derse çalışmadan önce fazla karbonhidratlı yiyecekler (Ekmek,
makarna, kek gibi) yemeyin.
- Mümkün olduğunca gürültüsüz bir yerde çalışın.
- Çalışılan yer ne rahat ve nede çok rahatsız edici bir yer
olmamalıdır (Sandalye fazla yumuşak veya fazla sert olmamalıdır).
- Ders araçları ihtiyaç duyulduğunda hemen alınabilecek bir
yerde olmalıdır.
- Masanın üstünde sadece çalışırken gerekli şeyleri bulundurun.
Diğer şeyleri mutlaka kaldırın.
- Daha önceki işlediğiniz, konuları, mutlaka çalışma programı
dahilinde zihninizde canlı tutmalısınız. Konular belli bir
sistem içerisinde çalışılmalıdır.
ÇALIŞMA SÜRESİ
Bir öğrencinin baştan sona kadar dikkatli ve etkinliğini koruyarak
sürdürebileceği uzunluktaki süre o öğrenci için en uygun çalışma
süresidir. Sürenin çok olması verimliliğin azalmasına neden olur.
Bunun yerine, böyle uzun çalışma süresinin bir kısmı başka bir
etkinliğe ayrılarak daha verimli bir şekilde kullanılabilir.
Aralarında uzun dinlenme süreleri bulunan kısa süreli çalışmalar
ise, uzun dinlenme sırasında kazanılmış bir çok bilgi ve becerinin
unutulması ve meydana gelen bu kayıp yüzünden konuya ısınmak
zorlaştığından etkili ve verimli bir çalışma yöntemi değildir.
Bundan başka, çalışma ve dinlenme sürelerinin oranı, öğrenilecek
parçanın türüne göre değişir. İçeriği bakımından kavranmaya,
dikkatli bir çözümleme ve yeniden bütünleştirmeye gerek gösteren
konularda çalışma süresinin uzun olması gerekir. Olguları ve
onların arasındaki yasa ve ilkeleri kavramayı gerektiren konuları
öğrenmek için dikkatin uzun süre belli bir noktada yoğunlaştırılması
şarttır. Örneğin tarih, coğrafya, biyoloji gibi dersler, birbirlerinden
kopuk olaylar ve olgular sıralanmış olarak ele alınırsa konuların,
ayrıntılara önem verilen ve ardından dinlenme sürelerinin olduğu
çalışma olacaktır.
Olayların nedenlerinin araştırılması, olguların arkasındaki
ilke ve yasaların anlaşılması, geçmişe bakarak geleceğe ilişkin
tahminler yapılabilmesi çok daha derin inceleme ve düşünmeyi
gerektirir. Örneğin, tarih dersinde Osmanlı Devleti'nin duraklama
dönemindeki siyasal olayların kronolojik sıra ile öğrenilmesi
isteniyorsa kısa süreli alıştırmalar olumlu sonuç verir. Ama
duraklamanın siyasal ve ekonomik nedenleri, duraklama döneminde
ülkenin siyasal ve ekonomik durumu ve bunun daha sonraki dönemlere
etkilerinin araştırılması ve öğrenilmesi daha uzun süreli bir
çalışmayı gerektirir.
Çalışma ve dinlenme sürelerinin uzunluğu yaşa ve konuya bağlı
olmakla birlikte ara vererek çalışmanın her zaman tek parça ve
daha yoğun çalışmadan daha iyi sonuç verdiğini söyleyebiliriz.
Uzun ve tek parça çalışma sürelerinde ilgi azalır ve yorgunluğa
neden olmaktadır (Kısa ve bitirilmiş iş, uzun işten daha çok
kişiyi güdüler. Ayrıca, dinlenme süresinde zihin öğrenilen konuya
meşgul olmaya devam eder. Bu da doğru tepkilerin yerleşmesine,
buna karşılık yanlış tepkilerin unutulmasına yardım eder. Bu
bakımdan zaman zaman ara vererek çalışma, yoğun çalışmadan daha
etkili bir öğrenmeye olanak verir.
Ders çalışma planınızı dengeli yapınız. Belli derslere ağırlık
vererek diğerlerini ihmal etmeyiniz.
Ders çalışma programınızı üç aşamada hazırlayınız.
- Aşama: Her dersten çalışmanız gereken konuları saptayınız.
- Aşama: Çalışmanız gereken dersleri ve konuları haftanın günlerine
bölerek yerleştiriniz.
- Aşama: Okuldan geliş zamanı ile uykuya yatış saati arasında
kalan çalışma sürenizi hesaplayınız.
- Aynı türden dersleri peş peşe çalışmayınız.
- Günlük çalışma sürenizi 4-5 saat olarak belirleyip, bunu
ihtiyaca göre azaltır yada artırabilirsiniz.
- Planınızda derslere vereceğiniz çalışma sürelerinin dersin
özelliğine ve dersteki başarı durumuna göre ayarlayınız.
- Tekrar için ayarladığınız saatleri, ilgili dersin sınıfta
öğrenildiği zamana yakın olarak düzenleyiniz.
- Çalışma planınızdaki derslerinizi mümkün olduğunca günün
ayni saatlerine yerleştiriniz.
- Planınızda televizyon, müzik, arkadaşlık, kitap okuma gibi
etkinliklerle, ders çalışma saatlerini birbirinden ayırınız.
Sabır ve zaman: İşte benim güçlü askerlerim.
(Tolstoy)
Nasıl bir zamanlama ders çalışırken size en yüksek verimi
sağlar?
Ders çalışmada en yüksek verimi elde etmek için öğrenme seanslarının
45" dakikalık bölümlere ayrılması gerekir. 45 dakika ders
çalıştıktan sonra mutlaka, 5 dakika çalıştığınız konuları gözden
geçirmelisiniz. Her çalışma seansından sonra da 10 dakikalık
bir dinleme arası vermek doğru olur; 10 dakikalık dinlenme aralarında
beden gevşer, zihin öğrendiklerini sağlamlaştırır.
BAŞARININ KOLAY - EN KISA YOLU ÇALIŞMAKTIR!
Hiç ara vermeden çalışmaya kalkarsanız. "algılama gücü" bir
süre sonra düşmeye başlar. Çok ara vererek çalışmayı devam ettirmeye
kalkarsanız, bu kez de hatırlama eğrisi hızla düşmeye başlar.
Uyku saatinde iyi uyu ders saatinde uyuma!..
Uyku sırasında hatırlama mekanizması daha az rahatsız edilmektedir.
Öğrendiklerinizi, uykuda daha yavaş; uyanırken daha hızlı unuturuz.
Öğrenme üzerinde en az bozucu etkiyi yapan etkinlik "uyku"dur.
Eğer bir şeyi kalıcı olarak öğrenmek istiyorsanız, uyumadan önce
küçük bir tekrar yapmanızda büyük fayda vardır.
UNUTMA ! Böylece daha az unutursunuz.
ÖGRENME BECERISI KAZANMA
- Başlangıçta süratten çok işin doğru bir biçimde öğrenilmesine
ağırlık verilmelidir. Eğer bir tepki yanlış öğrenilmişse alıştırmalar
yanlısın yerleşmesine hizmet eder. Örneğin; yabancı dilde bir
sözcüğün yazılısının yanlış öğrenilmesi ve bu haliyle tekrarlanması
ileride doğrusunu öğrenmeyi güçleştirecek kadar yerleşebilir.
- Öğrenilecek parçayı önce bir bütün olarak algılamak, sonra
onu her biri kendi içinde anlamı bir bütün oluşturarak parçalara
ayırmak, her parça üstünde ayrı ayrı alıştırmalar yapmak olur.
UNUTMA!
Herhangi bir bilgiyi zihne kazandırmanın en iyi yolu bunu bir
bütün olarak kavramaya çalışmaktır. Böylece eldeki metin veya
konunun bir bakışta kavramı, canlı kalır; daha kolay hatırlanır.
- Kazanılan beceri bir parçanın ezberlenmesi ise, bu iş için
ayrılan vaktin bir bölümünün okunan parçanın ezberden tekrarına
ayrılması, verimi arttırıcı bir yoldur. Çünkü okuduğunu sonra
tekrarlayacağını bilen kimse daha dikkatli olur.
- Bir beceri için alıştırma yapan bir kimse, başlangıçta gözle
görülür bir gelişme ve ilerleme gösteremeyebilir. Hatta kişi
artık yapabileceğinin sonuna geldiğine inanabilir. Alıştırmalar
devam ederken hiçbir ilerlemenin görülmediğini anlar; yorgunluktan,
ilgi ve istek azalmasından ileri gelmiş olabilir. Bu durumda
çalışmalara bir süre ara vermek, hem yeni bir istek ve enerji
kazanmaya hem de dinlenme arasında becerilerin bütünleşmesine
olanak verir.
UNUTMA! Başarının en kolay,
en kısa yolu çalışmaktır.
NASIL ÖGRENİRİZ ?
"Fakir bir adama balık verirsen, o gün için doyar. Ona
balık tutmayı öğretirsen, her gün doyar"
İnsan zihni dakikada 600 kelimelik bir konuşma hızını alma kapasitesine
sahiptir. Normal bir konuşmanın hızı dakikada 150 kelime civarında
olduğuna göre, dinleme esnasında, zihnimizde, her dakika için
450 kelimelik bir boşluk kalmaktadır. İşte bu boşluk, dikkatin
dağılmasını kolaylaştırır, adeta teşvik eder. bunun önüne geçmek
için, zihni bir noktada yoğunlaştırmak gerekir. Örneğin; yüksek
sesle okuma, okurken önemli yerlerin altını çizme, okuduğumuz
önemli yerleri zihinden tekrar etme ve dersi dinlerken not tutma
zihnimizi yoğunlaştırmamıza yardım eder.
Yüksek sesle okumanın, yüksek yararı var! Yüksek sesle okuyun!
Okuduğunuzu belleğinizde yüksek sesle tekrarlayın! Çevrenizdeki
koşullar şayet yüksek sesle okumanıza olanak vermiyorsa, bu durumda
elinize bir kalem ve kağıt alarak, okuduğunuzu yazın veya özet
çıkarın. Bu da iyi bir yöntemdir.
Kalıcı bilgi için derste not tutun.
Derslerini düzenli takip eden öğrenci, dersi iyi dinleyip düzenli
not da tutuyorsa sınavlarla ilgili ipuçlarını elde etmiştir.
Bazı öğretmenler ders anlatırken ses tonları ile önemli olan
bölümleri hissettirirler. Dersi iyi dinleyen öğrenciler bu bölümleri
hemen yakalar ve değerlendirir. Not tutmak, derse aktif katlımı
ve dikkat arttırmayı sağlar. Konuyu dinlerken tutulan notlar,
konuların akılda kalmasını kolaylaştırır. Derste tuttuğunuz notları
sonradan temize de çekebilirsiniz. Böylece konuları yeniden yorumlayabilir,
ayrıntılar üzerinde çalışabilirsiniz. Bu çalışmayı hemen dersi
izleyen günlerde yaparsanız öğrenilenler akılda daha iyi kalır.
Kısaca; Okumanın % 20"si
Okuyup, sonradan dinlemenin % 40"
Okuyup, dinledikten sonra yazılanın %
60"i bellekte kalır.
Unutmaya karsı en iyi ilaç:
Tekrar............. Tekrar................ Yine
Tekrar!
Düzenli tekrar yapmayan öğrenci, daha önce öğrendiği bilgileri
çok az hatırlayacağı için, bilgiler arasındaki bağlantıyı kurmakta
zorlanır ve verimi düşer. Bu da zaman ve emek kaybıdır. Kısır
döngüye ve umutsuzluğa yol açar.
Düzenli tekrar tekniklerinin uygulanmasıyla, daha çok şeyi hatırlamak
mümkündür.
Sistemli bir tekrar programı sizlere, su çok önemli 3 şeyi kazandırır.
Öğrenme
Düşünme
Hatırlama
Ama dikkat!
İnsan öğrendiklerini çok çabuk unutur.
% 100 öğrendiğimiz bir şeyin (ki bu mümkün değil) 20 dakika
içerisinde yarısını, 60 dakika içerisinde % 70"ini gün sonunda
da % 80"ini unuturuz. Ama unutma hiçbir zaman 0 (sıfır)
düzeyine inmez.
Unutmayı engellemek için çalışma aralarında zihinsel tekrar
yapma, düzenli not tutma ve tekrar amaçlı özetler çıkarma, akşam
yatmadan önce yaptığınız kısa tekrarlar öğrendiğiniz bilgilerin
kalıcılığını attıracaktır.
En çok neleri unuturuz ?
- Adlar,
- Rakamlar ve tarihler,
- İstenmeyen şeyler,
- Zor öğrenilmiş, tam olarak kavranmamış konular,
- İnançlarımıza ve ön yargılarımıza ters düsen (garip) gerçekler,
- Kısa sürede ve zorla öğrenmek zorunda kaldıklarımız,
- Başarısızlıklarımız,
- Öğrenmeye çalışmadan rasgele edindiğimiz bilgiler,
- Öğrendikten sonra üzerinde yeterince düşünmediğimiz konular,
- Yorgun, hasta, isteksiz ve sıkıntılı anlarımızda öğrenmeye
çalıştığımız bilgiler,
- Uzunca bir sürede çalışarak, ara vermeden öğrenilenler,
- Anlayamadığımız, bize "anlamsız" gelen şeyler
UNUTMA Başarmak için unutmayı unutmalısınız
!
Verimli Çalışmayı Engelleyen Tuzaklar.
(Lütfen azaltmaya çalısın!)
- Gözlerini yapamadıklarınıza çevirmek
- Müzik eşliğinde çalışmak
- Zorlanılan derslerin dışlanması,
- Aşırı kaygı (güvensizlik)
- Yatarak (uzanarak) çalışmak,
- Çalışma anında hayallere dalmak,
- Uzayıp giden telefon konuşmaları yapmak,
- Motivasyon noksanlığı, İsteksizlik.
- Günlük ayrıntılarda boğulmak,
- Çalışmayı tamamlamadan bırakmak,
- Amaçların özelliklerin belirlenmesi,
- Arkadaşlara “Hayır!” Diyememek,
- Televizyona takılıp kalmak,
- Dersler, konular hakkında yetersiz bilgi sahibi olmak,
- Düzenli tekrarlar yapmamak
- Plansız programsız çalışmak,
- Kendinizi başkalarıyla kıyaslamak,
- Zamanı denetleyememek,
- Çevrenizin sizden beklentilerinin yüksek olması,
- Sınav bilgi ve tekniklerini yeterince bilmemek,
- Çalışma anında uygun dinlenme aralıklarını vermemek,
- Yanlışlardan ders almamak, noksanları gidermemek,
- Çözümlenemeyen ailevi veya kişisel sorunlar içinde boğulmak,
- Fazla dışa açık olmak,
UNUTMA! Boşa geçen zaman geleceğinizdir.
|